Prof. Dr. Abdullah SOYKAN’a teşekkürler.

Yer küre yaklaşık 4,5 milyar yaşındadır. Kazdağlar’ının bulunduğu yer, yaklaşık 200-300 milyon yıl önce sığ bir deniz iken killi kumtaşları, kireçtaşları burada çökelmiş, bunlara magmanın yeryüzüne çıkamadan soğuması ile oluşan granit ve benzeri magmatiklerle, yeryüzüne ulaşan volkanların getirdiği lavlarda eklenmiş. Dünyayı etkileyen geniş jeolojik olaylar neticesinde bu karışım 10–20 km’ye ulaşan derinliklere gömülmüş. Üzerindeki ağır yük ve yerkabuğunun içindeki yüksek ısı nedeniyle başkalaşıma uğramış. İlk özelliklerini yitirmelerine rağmen daha dayanıklı ve daha güzel görünümlü mermerleri, gnaysları ve amfibolit-şistleri oluşturmuşlar. Yine dünyayı etkileyen geniş jeolojik olaylar neticesinde üstündeki örtünün kalkmasıyla yeryüzüne ulaşmış. Yaklaşık 5 milyon yıl önce bu yapının bir kısmı çökerek sular altında kalmış ve Edremit körfezini, bir kısmı da yükselerek kazdağlarını  meydana getirmiştir.

Kazdağları bölgesinin hızla yükselmeye başlaması neticesinde, yamaçlarda dereler oluşmaya başlamıştır. Park sınırları içerisinde sayılamayacak kadar çok küçük dere, 30 cıvarında akarsu tespit edilmiştir. Bunların en önemlileri Zeytinli çayı, Kızılkeçili çayı, Güre çayı, Kuru dere, Manastır çayı, Ihlamur dere, İskele deresi ve Şahin deresidir.

Kazdağı Milli Parkı, Kazdağı masifi çekirdeğinin hemen tamamını kapsamaktadır. Pleozoyik ve daha öncesine ait çeşitli metamorfik kayaçlardan (dunit, serpantin, amfibolit, gnays, mermer, metamorfik şist ve kristalize kireç taşı) meydana gelmiş, bu nüve bir dom (koni) morfolojisindedir. Yaklaşık kalınlıkları 1000 m’yi bulan bu kayaçlardan, merkezi kısımda olanlardaha şiddetli metamorfizma (başkalaşım) geçirmişlerdir.

Kazdağı kütlesinin ana topoğrafyasının şekillenmesinde Oligosen-Miyosen arasındaki epirojenik hareketlerle meydana gelen ana fay zonunun etkisi olmuştur.

Miyosen-Pliyosen arasında meydana gelen epirojenik hareketler ile Kazdağı hafifçe kubbeleşmiş, bu kubbeleşme hareketlerinin etkisiyle de kuzeybatıya doğru çarpılarak disimetrik bir görünüm kazanmış, buna karşılık Edremit körfezi yeni faylanmalarla birlikte çökerek deniz basmasına uğramış ve ilk şeklini almıştır.

Kazdağının yükselmesi ile akarsuların aşındırma, yarma ve parçalama hareketleri yeniden hız kazanmış, özellikle yükselmenin fazla olduğu orta bölümde derin vadiler oluşmuştur.

Kazdağı kütlesinin büyük kısmının metamorfik-volkanik kayaçlardan meydana gelmiş olması, alanda toprak özellikleri bakımından kireçsiz kahverengi orman topraklarının hakimiyetini beraberinde getirmiştir.

Milli park alanında mermer ve kristalize kireçtaşları üzerinde gelişen kahverengi orman toprakları ile zirveler nahiyesinde gelişen yüksek dağ çayır toprakları mevcuttur.
ayderesi1

Bu dereler milli park sınırları içerisinde doğmakta, kollar halinde beslenerek güneyden Edremit körfezine dökülmektedir. Bu kolların en önemlileri Zeytinli çayını besleyen Ayıderesi, Alanderesi, Çeyizderesi ve Kaklıkdere, Manastır çayını besleyen Zığındere, Şahindereyi besleyen Bıçkıdere ile Güre çayını besleyen Pınarbaşı deresidir. Mermer, gnays, mikaşist, amfibolit gibi metamorfik kayaçlardan oluşan Kazdağı kütlesinin zirveler düzlüğü ile kıyı şeridi arasında kalan güney yamaçları dereler tarafından oldukça dar ve derin olarak yarılmışlardır. Manastır çayı ve Şahinderesi kendi adları ile anılan Manastır çayı kanyonunu ve Şahindere  kanyonunu oluşturmuşlardır.
sarkz tepe

Kazdağlarının en yüksek üç tepesi Kazdağı Milli park sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla Karataş Tepesi (1774 m) , Baba Tepe (1768 m) , Sarıkız Tepe (1726 m) dir.